15 Haziran 2021 tarihinde, Afyonkarahisar İli Bolvadin İlçesinde, ilçe merkezi ile Derekarabağ Köyü arasındaki asfalt yol ile bölgedeki tarım arazileri üzerinde bazı yüzey deformasyonları meydana gelmiştir. Ulusal basın tarafından da dikkatle incelenen bu deformasyonlar yolun bir süre ulaşıma kapanmasına neden olmuş, bölge halkı üzerinde tedirginlik yaratmıştır. 16 Haziran 2021 tarihinde  Afyon Kocatepe Üniversitesi Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç.Dr. Çağlar Özkaymak bölgede incelemelerde bulunmuştur. Bu incelemelerde yüzey deformasyonlarının geometrisi ve kökeni üzerine elde edilen ön bulgular aşağıda özetlenmiştir.

Asismik yüzey deformasyonları (AYD), genellikle insan aktiviteleri sonucu yeraltı su seviyesinin düşmesi sonucu yüzey altındaki konsolide olmayan sedimanların sıkışmasına bağlı olarak gelişen oturma ilişkili deformasyonlar olarak tanımlanır (Özkaymak vd., 2017). Yüzey yarıkları ve/veya yüzey faylanması şeklinde gelişen bu deformasyonlar özellikle yerleşim alanlarında, su/doğalgaz boruları, kanalizasyon sistemleri, gömülü boru hatları gibi yüzey altında ve binalar, duvarlar, su kanalları, karayolu, demiryolu gibi yüzeyde yer alan insan yapımı kültürel eserler ve tesislere ciddi hasarlar vermektedir. Gelişen bu yüzey yarıkları genişleme gerilmesi ile ilişkilidir ve yarık düzlemine dik yönlü açılma geometrisine sahiptirler. Yeraltı su seviyesinin düşmesine bağlı olarak gelişen yüzey faylanmaları ise, o bölgede daha önceden var olan faylar boyunca meydana gelirler (Özkaymak vd., 2017). Batı Anadolu’da son yirmi yıldır yıkıcı deprem olmaksızın gelişen asismik yüzey deformasyonlarının varlığı birçok alanda rapor edilmiştir (Gürsoy vd. 1997; Demirtaş vd. 2008; Koca vd. 2011; Özkaymak vd. 2015). Bu alanlardan en belirgin olanı 1969 depreminin (M:6.8) yüzey kırığı oluşturduğu Sarıgöl (Manisa) yerleşim alanı ile 3 Şubat 2002 Çay Depremleri (Mw: 6.0 ve 6.3) sırasında yakın güneyinde yüzey kırığı oluşan Bolvadin Yerleşim alanıdır. Her iki yerleşim alanındaki deformasyonlar da günümüzde devam etmektedir. Bolvadin Yerleşim alanı ve yakın civarında yıkıcı deprem olmaksızın meydana gelen yüzey deformasyonları, uzunlukları 1.5 km ile 3 km arasında değişen KD-GB uzanımlı 3 koldan oluşmakta olup bu deformasyonların Bolvadin Fayı üzerinde geliştiği, fayın ayırdığı iki bloktan güneydoğudaki bloğun günümüze değin 70 cm kadar düştüğü, bölgedeki son 5 yıllık deformasyon hızının 8,5 cm/yıl olduğu bölgede gerçekleştirilen önceki çalışmalarda belirtilmiştir (Özkaymak vd., 2017;2019; Tiryakioğlu vd., 2019).

15 Haziran 2021 tarihinde Bolvadin Merkez ile Derekarabağ Köyü arasındaki yolda ve bölgedeki tarım arazilerinde meydana gelen yüzey deformasyonları üzerinde gerçekleştirilen saha çalışmalarında, derinlikleri 2-3 metreyi bulan, genişlikleri yer yer 1,5 metreye ulaşan yüzey yarıkları K5B ile K20B arasında değişen doğrultularda yolun her iki tarafında da toplamda yaklaşık 300 metre kadar takip edilebilmiştir. Bölgede devam eden yağışlar ve ekili tarım arazilerindeki örtülü alanlardan dolayı yüzey deformasyonlarının devamlılığı net olarak gözlenememiştir. Asfalt yol üzerindeki deformasyonlar, batıda kalan bloğun yaklaşık 10 cm kadar düştüğünü göstermektedir. Alandan 2 km kadar kuzeyde yer alan Dipevler yerleşim alanı altından geçen K60°D uzanımlı Bolvadin Fayı’na yaklaşık dik doğrultuda uzanan çatlak ve yarıklar şeklinde gözlenen yüzey deformasyonları Bolvadin bölgesinde yeni bir deformasyon kolunun oluşmaya başladığını, bu kolun Bolvadin Fayı’nın üzerinde gelişmediğine, ancak Bolvadin Fayı’nın güney koluna verev geometride antitetik özellik sunduğuna işaret etmektedir.

Bolvadin yerleşim alanı ve yakın çevresinde, son yirmi yıl içerisinde yeraltı su seviyesinin yaklaşık 30 metre düşmesi sonucu kumlu ve çakıllı alüvyal sedimanlarda meydana gelen oturmalar bu deformasyonların en önemli sebebidir. Grabenin güneyinde yüzey kırıkları oluşturan 3 Şubat 2002 Çay Depremlerinden (Mw: 6.0 ve 6.3) sonra grabenin kuzeyindeki diri faylar üzerinde etkili olan tektonik yüklenme Bolvadin Fayı üzerinde gelişen bu deformasyonları artırıcı bir rol oynamaktadır. Bölgede devam eden yağışlar sonucu kırıklar içerisine süzülen yüzey suları, yüzeye yakın kısımlarda bir su kanalı oluşturmak sureti ile yarıkları daha da aşındırarak (Borulanma), yüzeydeki deformasyonu artırmaktadır. Bununla beraber, 2000 yılından sonra Afyon-Akşehir Grabeni çerisinde meydana gelen büyüklükleri 4 ve altında olan 2000’den fazla mikrosismik aktivite havzayı sürekli sallayarak alüvyal zemindeki oturmaları hızlandırmaktadır.

Meydana gelen yüzey deformasyonları bölgede yıkıcı bir depremin habercisi olmamakla beraber, bölgede Çobanlar Fay Zonu, Işıklar Fay Zonu, Sultandağı Fayı, Büyük Karabağ Fayı, Bolvadin Fayı gibi 6.2 ile 6.9 arasında değişen büyüklüklerde deprem üretme potansiyeli olan çok sayıda diri fay olduğunu; dolayısıyla her an deprem olacakmış gibi depreme karşı hazırlıklı olmamız gerektiğini, deprem zararlarını minimuma indirebilmek için en önemli aşamalardan birisi olan İl Afet Risk Azaltma Planı (İRAP) çalışmalarını Afyonkarahisar İl AFAD Müdürlüğü Koordinatörlüğünde tamamlayan 7 i pilot ilden birinin Afyonkarahisar olduğunu, bu deformasyonlar üzerine gerçekleştirilmesi gereken çalışmaların İRAP toplantılarında ele alınarak eylem planlarının oluşturulmuş olduğunu hatırlatmak isteriz.

Afyon Kocatepe Üniversitesi Deprem Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğü

(Foto: AFYONKARAHISAR-DHA)

 

KAYNAKLAR

Demirtaş, R., Ercan, S., Demir, B. ve Aktan., M., 2008. Ege Çöküntü Bölgesi’nde Alüvyal Havzalarda Son 20 Yılda Oluşmuş Yüzey Deformasyonlarının Oluşum Mekanizması. ATAG 12 Bildiri Özleri Kitabı, 42-44

Gürsoy, H., Temiz, H., Tatar, O. ve Barka, A., 1997. Gediz grabeni güney kenarındaki güncel deformasyon verileri. II. İzmir ve Çevresinin Jeoteknik ve Deprem Sorunları Sempozyumu, Bildiri Özetleri, s.14.

Koca, M. Y., Sözbilir, H. ve Uzel, B., 2011. Sarıgöl Fay Zonu Boyunca Meydana Gelen Deformasyonların Nedenleri Üzerine bir araştırma. Jeoloji Mühendisliği Dergisi 35 (2), 151-173.

Özkaymak, Ç., Sözbilir, H., Tiryakioğlu, İ., Baybura, T., 2015. Sarıgöl (Gediz Grabeni, Manisa) ile Bolvadin’de (Afyon-Akşehir Grabeni, Afyon) Gözlenen Yüzey Deformasyonlarının Oluşum ve Kökensel Açıdan Karşılaştırılması. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odasi 68. Türkiye Jeoloji Kurultayı Bildiri Özleri Kitabı, s. 464-465.

Özkaymak Ç., Sözbilir, H., Tiryakioğlu, İ. ve Baybura, T., 2017. Bolvadin’de (Afyon-Akşehir Grabeni, Afyon) Gözlenen Yüzey Deformasyonlarının Jeolojik, Jeomorfolojik ve Jeodezik Analizi. Türkiye Jeoloji Bülteni 60, 169-188.

Özkaymak Ç., Sözbilir, H., Geçievi, M.O., Tiryakioğlu, İ., 2019. Late Holocene coseismic rupture and aseismic creep on the Bolvadin Fault, Afyon Akşehir Graben, Western Anatolia. Turkish Journal of Earth Science 28: 787-804.

Tiryakioğlu, İ., Yiğit, C. O., Özkaymak, Ç., Baybura, T., Yılmaz, M., Uğur, M. A., Yalçın, M., Poyraz. F., Sözbilir, H. and Gülal, V. E., 2019. Active surface deformations detected by precise levelling surveys in the Afyon-Akşehir Graben, Western Anatolia, Turkey. Geofizika, 36, 33-52, DOI: 10.15233/gfz.2019.36.4

16 Haziran 2021, Çarşamba 400 kez görüntülendi